18 Haziran 2010 Cuma

3. ayımızı sürüyoruz!

Zaman su gibi akıp geçmeye devam ediyor. Nasıl büyüteceğiz, bakabilecek miyiz, şu bir ay ne zaman geçecek, yok kırkıydı derken 2 ayını tamamladı Defneciğim. Tabii daha neler deneyimleyeceğiz. Ateşini düşürmeye çalışırken kimbilir nasıl elim ayağıma dolaşacak ama aslan kocacığımın çoğu zaman beni delirten sakinliğiyle onu da atlatacağız umarım.

Şimdilik can sıkıcı olarak sadece aşı deneyimimiz oldu. Sanırım onu da atlattık Allahıma bin şükürler olsunn!

Benim pamuk şeker kızım, çarşamba günü önce sağlık ocağında lokum gibi tatlı, yumuşacık sol kolundan verem aşısını oldu, sağ bacağından karma aşısını, sol bacağından da pnömokok aşısını oldu. Az ağladı benim akıllı uslu kızım, hemen kucağıma aldım, kokumu alınca sustu minnoşum benim. Biliyordum kendimi tutamayıp onunla ağlayacağımı ama minnoşum koynuma gelince susuverdi hemencik, ben de böğürmekten kurtuldum. Zaman geçtikçe anneliğin bu gibi durumlarda gerçekten de çok sihirli bir olgu olduğunu yaşayarak anlıyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor. Doktorun da dediği gibi bu aydan itibaren artık onun sadece bakımını üstlenen ebeveynleri değil de tatlı annecik ve babacığıyız. :) Babacık 1 hafta Bakü'de. Nasıl özler şimdi pamuk şeker kızını.

Çarşamba günü Kaan arkadaşıyla yeşilliklerde buluşup gezdi benim fındık kızım. Çok usluydu ikisi de taa ki arabalara yaklaşıncaya dek. Ama o ana kadar minnoşum emzik bile almadan, mızırdamadan uyudu mışıl mışıl.

Sabah gezintilerini çok seviyoruz. Sabahları 8-9 sularında yeşillikler içinde, kuş cıvıltıları eşliğinde geziyoruz minik kızımla. Açık havanın ve bebek arabasının tıngır mıngırıyla güzel güzel uyuyor sabah ve öğle uykularını. Aman nazar değmesin , maşallah!






2 yorum:

lolipu dedi ki...

amanınnn, bi toplaşıp gelmeliyiz artık, kıvama gelmiş bu minnoş:))

Alo Elo! dedi ki...

:)))) di mi ya? pek tatlı teyzesi.