Lilypie First Birthday Şeritler

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Uykular hâlâ düzensiz!

Bütün gün uyumadığı gibi saat 10.30 oldu hâlâ debeleniyor. Umarım gece deliksiz uyur!

Ne güzel gündüzleri 3 -4 saat uyuyordu. Bakalım yarın kırkımız çıkınca ne olacak? Daha düzenli mi yoksa daha düzensiz mi olacak, göreceğiz. Şu an gözleri kapalı ama yatağa götürdükten 5-10 dakika sonra ağlıyor, mıkmıklanıyor. O yüzden henüz götürmeye cesaretimiz yok, biraz daha derin uyusun ondan sonra diyoruz.

Kırkımız çıkınca da ayrıca bir şeyler yazarım ve fotolarımızı paylaşırım.

17 Mayıs 2010 Pazartesi

Defneciğin İlk Gezisi

Bugün bir ay sonundaki doktor kontrolümüze gittik. İşitme, kalça çıkığı ve rutin kontrollerimiz yapıldı. Çok şükür bir sıkıntı yokmuş. Minnoşuma hepatit B aşısı yapıldı. Canım benim, fındık kızım uykudaydı , o yüzden daha fazla korkmuştur belki de tatlı, lokum etine iğne batırılınca. Üüüüüüüü, ben de ağlamamak için zor tuttum kendimi. Neyse ki kucağıma alınca sakinledi, sustu bebişim! Giderken hep uyudu arabada, işitme testinde de sanki gözleri kapalıydı hep; dönerken de uyudu, ve hâlâ uyuyor. Yani yaklaşık çok kısa uyanıklıklarının dışında sabah 09.00'dan beri uyuyor. saat 15.41. Allah Allah gece ne uyuyacak bu bebe? Annoooom o daha bebecik! Uyumayıp da ne yapsın? Yaklaşık on gün sonra anca agucuk bugucukları başlayacak!

Geçen hafta anneler gününde anneannesini de alarak minnoşumuzu ilk gezisine çıkardık, Arjantin Caddesi'ndeki Budakaltı'na götürdük. Pek usluydu benim fındık kızım, maşallah! Yaşlı bir teyze o zaman itibariyle 3 haftlaık olduğunu öğrenince bize "Çok cesursunuz!" dedi. Halbuki cesurluk bir durum yok, bebişe hava aldırdık işte. fena mı yahu!
Budakaltı'ndaki kahvaltıdan sonra Özlem teyzesine gitti minnoşum. Pek seviyorlar onlar da. Hele Mısracık pek ilgili ve de sevgi dolu. Canım benim her neye gereksinim duyarsam hemen koşa koşa yardım ediyor. Ben bebişi emzirirken içeridekilere sesimi duyuramayınca koşarak gidip "Elif teyzem şunu istiyor, istemiyor." falan diyor. Zamanın ne çabuk geçtiğini onlarla daha iyi anlıyorum. O da minnacık dombilicik bir bebecikti. Şimdi bizim Defneciğe ablalık yapıyor. Hem de en âlâsından! :)

Allah tüm bebelere, çocuklara sağlık versin, huzurlu, mutlu uzun ömürler versin anneli babalı! Amin!

13 Mayıs 2010 Perşembe

BENİM FINDIK KIZIM BİR AYLIK OLDU!

Zaman ne çabuk akıp geçiyor. Şu an çişi, kakası, kusmuğu, şusu busu bize aman dedirtse de bu günleri de özleyeceğimizi biliyorum. Tabii ki biliyor ve şükrediyorum bunların hiçbiri sıkıntı değil. Hani bizim minik çişini fışkırtarak yapıyor, kakasını da altını değiştirdikten sonra yeniliyor ya , bir de emzirdikten sonra bir avuç kustuğu oluyor ben de hâliyle "Hiiii üşüttük mü çocuğu!" şeklinde panikliyorum ya ondan bu "aman"lar. Yoksa hiçbiri bir şey değil aslında. Bu arada benim fındık kızım kakasını yenileme işini "Aaa bak annem ve babam yeni bir bez yerleştiriyorlar ben kakamı yapayım diye, dur onları bekletmeyeyim, coorrtt pıırrrtt, oohh!" diyerek yapıyor sanırım! :))

Şimdi uyuyor. Dün gece yine uyku öncesi seremonisiyle 12.00 sularında daldı ve gece deliksiz bir uyku çektikten sonra sabah da 7.30'da tarafımdan altı değiştirilmek ve ardından emzirilmek suretiyle uyandırıldı. Oy minnoşum 1,5 saat sonra yine uykuya daldı. E n'apsın pitik? Bildiği tek şey uyumak, emmek, çiş, kaka, pırt! Oooooyyy!

Bu arada aslında bugün değil, 15 Mayıs Cumartesi 1 aylık olacak benim fındık kızım! Olsun biz bugünden benim doğumgünümle kutlarız! :)

Bu bir ayın sonunda bebiş bakımı konusunda isteyerek de yalnız kaldığım için alıştım sanırım. Sadece banyosunu babacığıyla yapmak gerekiyor. Bu bir ay içinde neleri deneyimledik?

Uyku öncesi ağlamalarının tonunu ve yatağa bırakılınca bir iki ağladıktan sonra kendi kendine uykuya dalabildiğini,

Bezini sıkı kapatmazsak yanlardan üstünü ıslatabileceğini,

Altını açarken kakaya ve çişe tam gaz devam edebileceğini, bu yüzden hazırda materyal bulundurmak çiş bölgesini kapamak için kağıt havlu koymak gerektiğini, (erkek bebeklere özgüdür bu ama ne yapalım!)

Acıktığında beslenme araları ne kadar kısa da olsa emzirmek gerektiğini,

Emzirerek sadece açlığını değil gazını, hıçkırığını, huzursuzluğunu da giderebileceğimi,

Ensesinden dokunulduğunda huylandığını,

Emzirirken artık beni daha fazla algıladığını... deneyimledik!

:) Mutluyum, anne olmak her zorluğuna rağmen muhteşem bir şey!

4 Mayıs 2010 Salı

Defneciğin çiş hâlleri!

Defnecik yine yaptı yapacağını hatta daha daha fazlasını. Daha önce de olmuştu ama dün gece emzirmek için kaldırdıktan sonra altını da değiştireyim dedim ve olanlar oldu; fındık kızım çişini üzerime fışkırtarak yaptı. Erkek bebeklerinkini duymuştum ve de minik hortumlarından bunu yapmaları normal ama benim minik kızım bunu nasıl beceriyor anlayamıyorum. Bu sabah da gece sonrası bayağı doldurmuştur altını diyerek açtım ama fazla bir şey yapmamıştı . Yine de değiştireyim demeye kalmadan bu sefer kibar kibar çişini yaptı ama hem bez hem üstü başı hem alt açma bezi çişten nasibini aldı, bununla da kalsa iyi! Tam bezi değiştirdim aaaaa bi posta daha çiş yaptı! İnanamıyorum gerçekten! Tutup tutup da bez açmaya mı saklıyor bu minik! Bilemedim.

2 Mayıs 2010 Pazar

Doğumdan sonraki ilk iki haftaya dair...

Henüz aklımdayken yazayım dedim.

Defnecik 24 Nisan Cumartesi gecesi göbeği düştükten sonra ilk banyosunu 26 Nisan Pazartesi günü yaptı. Canım Özlem ablam sağolsun yıkadı minnoşu. Sevdi galiba suyu, çok rahatsız olmuş gibi değildi. hatta sırtından ve kafasından su döküldüğünde hiç sesi çıkmadı maşallah.

Giysileri daha iki haftayı devirmişken küçük gelmeye başladı bile. Ama giysileri ilk haftalar için bile az almamak gerek çünkü özellikle uykuda çiş oluyor fındık kızımın üstü başı. :( Bazen de beslenme sonrası kusuyor ve yeni giydirmiş olsam bile, ki bu çok sinir bozucu oluyor, sürekli değiştirmek zorunda kalıyorum. Bu yüzden insanların aldıkları hediyelerin ileriki aylarda kullanılacak olmasına dikkat etmeleri bana anlamsız geliyor. Yenidoğan 3 aylık giysiyi ne yapsın? Di mi ama ? Aaaaa! Yenidoğan hatta prematüre giysilere de çok fazla gereksinim oluyor. Evet iki hafta gibi kısa sürede giyemeyecek duruma geldi minnoşum ama her şey zamanında diyorum! :) Tabii ki ben de 3 hatta 6 aylık giysiler aldım. Her hediye alan da yenidoğan alsa olmaz. Ama arada "Kimse almamıştır, dur ben alayım." diyen de olmuyor ne hikmetse! :IP

Bu arada Defneciğimiz emzik almama konusunda çok prensipli! Babacığı bu durumdan çok memnun. Akıllı kızım benim, diyor ama geceleri o da biz de rahat ederdik. Neyse sağlık olsun canııımm!

Bir sonraki yazımda hastaneye giderken gerekli olduğunu sandığım ama hiiiç gerekli olmayan hatta gereksizleri sıralayacağım!

Bu arada yeni anneler çalışsın çalışmasın süt pompası gerekli bir alet bence. Şişen göğüsleri rahatlatmak için olmazsa olmaz hatta!

Biraz sabır!

Şu gece ağlamalarına canım kocacığımın akıllıca bir çözümü oldu. Sanırım işe yarayacak. Bu gece için evet ama daha sonraki geceler için de aynı taktik işe yarayacak mı bilemiyorum. Umut ediyorum. Tabii bu arada çok şükür diyoruz. Sadece boğazını yırtarcasına ağlamasına dayanamıyorum. Uzun uzuuun ağlamasının ardından bir süreliğine yatağına yatırdık, ağlamaya bir süre devam etti, sonra kısa süreliğine sustu, tekrar ciyak ciyak ağladı ardından yine sustu ve bu böyle devam etti. Sonra da uyudu kendi kendine.

Biraz sabretmek ve yöntemler denemek gerek galiba.

Bu arada epey bi boşladım bloğumu. Geriye dönük yazmak da biraz zor geliyor bana. Ama en kısa zamanda ilk gelişmeleri aktaracağım. Yoksa unutup yazamayacağım.