29 Nisan 2011 Cuma

Defnecik cik cik cik!

Oy, tatlı minnoşuma da bakın!

Yine o meşhur blog cümlem geliyor: Zaman su gibi akıp geçiyor yahu! Aha da nisan bitti, ayların en güzeli mayıs geldi işte! Bu baharı tam yaşayamadık henüz havalar ısınmadı, minnoşumla yürüyüşlere çıkamadık keyifle. Bir yağmur, bir serinlik ...
Defneciğim Osi ve Gülce'nin aldığı eğitici oyun masasıyla çok eğleniyor. Fisher Price'ın eğitici oyun masası şimdilik daha çok dans etmemize yarıyor. Minnoşun üst sol dişi de kendini gösterdi. Defneciğimin çok şükür huysuzluğu yok ama sanırım iştahı biraz kesildi. Gerçi abur cubur versem ona hayır demiyor ama sanki biraz reddediyor yemeyi, ben de zorlamıyorum. belki diştendir diye. Kendi kendine bir süre ayakta tutunmadan kalabiliyor ve bence o da bundan büyük keyif alıyor.
Benim tombul kuşum sanki söylenen bir şeyi onaylarmış gibi "Di mi Defnecim evet" dediğim zaman tatlı başını aşağı yukarı bir sallıyor ki oy o kafasını yiyip yutmak istiyorum!
Pazartesi gecesinden beri geceleri emzirmeye bir son verdim. Sadece gece yatmadan önce ve hafta sonları her uykusundan önce emziriyorum. Ancak geceleri ağlayarak uyandığında sadece su veriyorum, emziği de düşmüşse verip yatırıyorum. Bakalım şimdilik bir sorun yok. Zamanla alışıp uyanmadan sabaha kadar uyuyacak umarım. Çünkü sanırım geceleri her uyandığında emzirdiğim için alıştı. Emziğe nasıl güle güle diyeceğiz bilemiyorum. Bence görüntü olarak bir sakıncası yok, diş gelişimi ve damak yapısını bozmayacaksa sorun yok. Her kafadan da farklı ses çıkıyor. Valla bilemedim ne etsek!

Hiç yorum yok: