25 Aralık 2010 Cumartesi
Defnecik emekliyor!
12 Aralık 2010 Pazar
Minnoşumun ilk karı! (gecikmeli bir yazı!)
5 Aralık 2010 Pazar
Düz Liseler Anadolu Lisesi Olacakmış!

21 Kasım 2010 Pazar
DEFNECİK NELERİ SEVİYOR, NELERİ SEVMİYOR?
20 Kasım 2010 Cumartesi
Blogdan Fotoğraflarımı Sildiğim için Fotoğraflı Yazılar Artık Çok Renksiz!
18 Kasım 2010 Perşembe
Her Şey Zamanla...
11 Kasım 2010 Perşembe
AAAH, MAZİ!

9 Kasım 2010 Salı
Miniklere Ayva Tatlısı!

7 Kasım 2010 Pazar
5 Kasım 2010 Cuma
Anne-Baba-Çocuk Blogları “Mim” Soruları
annebabacocukbloglari@gmail.com
1. Bir zamanlar “bebek günlükleri” vardı. Sizce bloglar onların yerini aldı mı?
Olabilir. Okul yıllarımda günlük tutardım ben. Onun devamı gibi bir şey oldu benim için.
2. Blog yazarlığı ebeveynlik tarzınızı etkiliyor mu? Nasıl?
Blog yazarlığı ebeveynlik tarzını etkilemiyor ama katkıda bulunuyor diyebilirim. Pek çok konuda bilgi ve deneyimi paylaşıyoruz burada tanıdık tanımadık kişilerle. Ya da evet belki de daha araştırmacı anne ve babalar oluyoruz bu bloglar sayesinde. :)
3. Anne-baba-çocuk blogları blog dünyasını etkiliyor mu? Nasıl?
Mmm bu soruyu anne-baba-çocuk blogları dışında blog tutanlara sormak icap eder.
4. Çocuk büyütmekle ilgili olarak, bloglar olmasaydı kesinlikle farklı davranırdım dediğiniz bir şey var mı?
Belki henüz bunu söylemek benim için biraz erken.
Toplumsal rol olmaması gerekir diye düşünüyorum. Yoksa belli kalıplar altında sıkışır kalırız. Anne-baba olmak zor zanaat! :)
6. Anne-baba-çocuk blogları, babaları nasıl etkiliyor?
Sadece eşim üzerinden konuşabilirim, geneli hakkında bir izlenimim yok. Eşim yazmaya ara verdiğimde beni uyarıyor. Benim bloğum üzerinden gezdiği zaman diğer blog yazarlarına özellikle çizim dünyasında çalışan anne-babaların bloglarına hayran kalıyor. Bu konuda beni desteklemesi çok hoşuma gidiyor.
7. Bloglar yoluyla gerçekleşen bilgi ve deneyim aktarımı büyükanne-büyükbabaların bilgi ve deneyimini değersizleştiriyor mu?
Onların bilgilerinin ne kadar değerli olduğunu sonradan anlıyoruz zaten ama zamna içnde bazı şeylerin ne kadar yanlış yapıldığını ve aktarıldığını öğreniyoruz. Sadece büyükler değil doktorlar arasında bile çok zıt bilgilere sahip olanlar yer alıyor ne yazık ki bu da bilgi kirliliği de yaratmıyor değil. Her blog yazarının dediğine de güvenmemek gerek. Bu iş biraz da iç sesi dinlemeye bakıyor.
8. Anne-baba-çocuk blogları sözkonusu olduğunda, blog yazmayı daha ne kadar sürdürmeyi düşünüyorsunuz?
Ben önce gördüklerim, gezdiklerim, yediklerim, düşündüklerim vs. üzerine yazıyordum, kızıma hamile olduğumu öğrendikten sonra bloğumun içeriği de değişiverdi. Yazabildiğim kadar...
9. Yazdığınız blog kapansa ya da kapatılsa bloglar yoluyla kurduğunuz sosyal ilişkiler devam eder mi?
4 Kasım 2010 Perşembe
Blogumda Defneciğime ve bize ait tüm fotoları sildim! :((

3 Kasım 2010 Çarşamba
18 Ekim 2010 Pazartesi
Haammmm!
16 Ekim 2010 Cumartesi
Cici Bebeli Kahvaltılar Bizi Bekler!
8 Ekim 2010 Cuma
KIŞ DEYİNCE AKLIMA GELENLER...

2 Ekim 2010 Cumartesi
Minnoşun yeni mamaları!
28 Eylül 2010 Salı
Defne ve Kaan'la yine güzel bir gün!
22 Eylül 2010 Çarşamba
Anne ve bebeklerin buluşması!
21 Eylül 2010 Salı
Ateş Böceğine Kucak Dolusu Sevgiler! :)
19 Eylül 2010 Pazar
Sütüm azalıyor mu korkusu...

17 Eylül 2010 Cuma
Defne diyor ki: İlk Arkadaşım Kaan! :)
Türk Böbrek Vakfı Tekirdağ Şubesine Yardım
Türk Böbrek Vakfı Tekirdağ Şb ne Yardım
Son gönderim tarihi: 30/EYLÜL
16 Eylül 2010 Perşembe
Dün ilk kez tek başıma küvetinde yıkadım minnoşumu!
15 Eylül 2010 Çarşamba
Emzikli hâller!
Minnoşum 5. ayını doldurdu! Cupppiii!
13 Eylül 2010 Pazartesi
Ciciiii ciciii aslaan!
5 Eylül 2010 Pazar
Nehir'in mekanı cennet olsun!
4 Eylül 2010 Cumartesi
Defneciğim kitap okurken mi desem...
3 Eylül 2010 Cuma
2 Eylül 2010 Perşembe
Deneyimli Anneler Size Sesleniyorum: Elma mı, kabak mı?
31 Ağustos 2010 Salı
Defnecik tatilde neler yaptı?
25 Ağustos 2010 Çarşamba
4. ayı geride bırakalı çok oldu!
27 Temmuz 2010 Salı
Küçük bebeklere su versek de mi ferahlatsak, su vermesek de mi nasıl ferahlatsak!
15 Temmuz 2010 Perşembe
Defneciğim Eskişehir'de...
Defnecik 3 Aylık Olduuu!
30 Haziran 2010 Çarşamba
kendim ettim kendim buldum!
29 Haziran 2010 Salı
Emziren annelere duyurulur!
24 Haziran 2010 Perşembe
Defnecik neler yapıyor?
18 Haziran 2010 Cuma
3. ayımızı sürüyoruz!
10 Haziran 2010 Perşembe
Defneciğim de Norah Jones Hayranı!

3 Haziran 2010 Perşembe
Muhitimizde ilk gezintimizi alnımızın akıyla gerçekleştirdik!!
1 Haziran 2010 Salı
Defneciğim İstanbul'da!
28 Mayıs 2010 Cuma
Zaman elimizden su gibi akıp gidiyor!
27 Mayıs 2010 Perşembe
bebek bakımıyla ilgili takip ettiğim siteler
25 Mayıs 2010 Salı
NİHAYET MEZARIM KAPANDI!
24 Mayıs 2010 Pazartesi
Hastane çantasıyla ve bebek gereçleriyle ilgili gecikmiş önerilerim!
♥ Bir adet rahat yumuşak terlik. Hastanede giymek üzere yeni aldığım terlikleri koydum.
Çok sıcaklarda parmak arası havlu terlikler de olabilir. Sadece bir öneri.
♥ 2 adet emzirme sütyeni.
Emzirme sütyenleri kesinlikle balensiz olmalı; hatta emzirme atleti çok daha kullanışlı, sonrasında da.
♥ Göğüs pedleri ve göğüs kremi hem dergiler ve internetten hem de doktorumun önerisi olan Lansinoh göğüs kremi
Evet kesinlikle!
♥ Yeter miktarda büyük boy ped.
Hastanede gazlı pamuk veriyorlar ama çantada bulunmasında fayda var.
♥ Atlet, kilot, ha bir de kullan-at türde kilotlardan.
Kesinlikle kullan-at çamaşırları rahat değil! Hiç önermem!
♥Ayna, parfüm, hem saç hem duş için johnson bebe şampuanını tercih ettim, dudak nemlendiricisi, el-yüz kremi, ben kıvırcık saçımı taramadığım için tarak koymadım ama çoğu kişi için gerekebilir.
Yahu insan bunların hiçbirini görmüyor bile! Hem de hiçbirini!
♥ Hastane çıkışında giymek üzere şık bir eşofman takım koydum ama acaba şık bir elbise nasıl olur diye düşünmekteyim, kararsızım hâlâ.
Yaaa, tabi tabi! Gecelik ve sabahlıkla çıktım hastaneden yahu! :)P
♥ AAA Bir de çocuk tacı ama olsun puantiyeli kırmızı bir taç da aldım. Adettendir kırmızı kurdele diye. O da yanılmıyorsam halk dilinde "al basması" olarak bilinen lohusa depresyonundan anneyi uzaklaştırmak için yapılan bir adet.
Evet tacımı taktım elbette!
♥ Makyaj malzemesi gerekli tabii. Onca can çekişmeden sonra berbat görünmek istemiyorum. Hatta gelenler "Ay, ne kadar güzelsin, ah işte annelik şimdiden nasıl da güzelleştirdi..." gibilerinden laflar duymak gönlümü hoş tutar benim.
Dişimi bile fırçalamadım kardeşim diyorum! Kaldı ki ben öyle çok sıkıntı da çekmedim doğumdan sonra.
♥ Gözde'nin önerisi olarak kesinlikle yelpaze. Doğumdan sonraki üşüme ve zangır zangır titremeden sonra hastane ortamında bung (eski dilde sıkıntı) geldiğinde çok gerekli hem de.
Evet gerekli.
♥ Turuncu (koyu renkli olması tercih edilmeliymiş.) banyo havlusu, el-yüz havlusu bulunmasında da fayda var. Gerçi özel hastanede bunların çoğu vardır ama olsun tedbiri elden bırakmamak gerek.
♥ Banyo lifi ve saçı ıslatmaya gerek olmadan sadece vücut banyosu için saç bonesi de çok gerekli olabilir.
E, sezaryen olunca bunlar da sadece yük oldu ne yazık ki!
♥ Doğuma kadar geçen süre düşündüğümüz ya da istediğimizden daha uzun sürebilir düşüncesiyle rahatlamak amacıyla müzik veya film cd, dvd'leri, kitap, dergi vs.
Amaan, ben dergi yerine NST'ye baktım hep! Bir de sancılar pik yapınca bilinçsizce odanın camına! O da neyse! Bung gelmiş bana cidden!
♥ Fotoğraf makinesi ve kamera gibi alet edevat eş tarafından da heyecandan unutulmamak suretiyle getirilebilir. Çantada yüke gerek yok. Hatta bir üstte saydıklarım da buna dahil olabilir.
Bülentçim bol bol fotoğraf çekti ve videoya aldı, canım benim!
Bebeğimin İhtiyaçları
♥ 2-3 tane kısa kollu body
Bana deneyimli anneler uzun kollu body'ye gerek yok dediler ama bir iki haftadır çok ihtiyaç duydum , hatta gidip aldık şu mevsimde.
♥ 2-3 tane tulum
♥ 2 tane çorap
♥ 5-6 tane ağız mendili
♥ 2 tane ayaklı pijama altı
♥ 2 tane şapka ve eldiven
♥ 2 takım kıyafet (zıbın takımı, patiği, başlığı vs.)
♥ En miniklerinden 1 tane yelek
♥ 2 tane battaniye (biri penye, diğeri de çıkışta sarıp sarmalamak için şu çok yumuşak polyester battaniyelerden)
♥ 1 paket yeni doğan bebek bezi
♥ Ana kucağı
♥ 1-2 tane havlu
♥ 2 tane önlük
♥ Her olasılığa karşı minik bir biberon ve yeni doğan için yalancı emzik (ben avent biberonu seçtim ve chicco'nun physio yalancı emziğini)
Bizimkisi yalancı emzik almadı.
♥ Göbek filesi de gerekliymiş.
Hemşireler gerek yok dedi, o da heba oldu.
♥ Saç Fırçası Bu tür zamazingolar sonrası için gerekli, hastane için değil yahu!
♥ Kirli çamaşır torbası
♥ Hastaneye sorun deseler de ben kendi yıkayıp ütülediğim çarşaf ve üzerine nevresimi koydum.
Genel olarak bebek için de yazılanların çoğu hastaneye giderken götürmek üzere gereksiz; sonrası içinse "Gerek yok bu kadar body, tulum vs'ye" diyenleri de dinlememek gerek, çok çiş, kaka yapıp kusunca bunlar da az geliyor. Ben sonradan lohusa hâlimle koştura koştura bir sürü yenidoğan body'si, tulumu aldım.