22 Temmuz 2009 Çarşamba

MATRUŞKA



Can Yücel'in şiirlerini çok seviyorum; beynimizdekileri, yüreğimizdekileri, dillendirmeye fırsat bulamadığımız nicelerini nasıl güzel anlatıyor. Aslında ben de burada işte tam da bunu yapıyorum; içimden geçenleri sözcüklere döküyorum. Ortaokul, lise ve üniversitete yıllarımda tuttuğum günlüklerde kendimle ne güzel anları paylaşmışım diye düşünüyorum ve artık bunu blog sayfalarımda deneyimliyorum. Çok mutluyum, bunun için sevgili cicikom Çakıl'ıma sonsuz sevgiler... Bu teşekkür ve sevgimi hep dile getireceğim. Onu ve ondan yeni yeni şeyler öğrenmeyi çok seviyorum. Öğrendiğim bir şey daha var ki bunu da yeri geldikçe öğrencilerimle paylaşırım: Çoğunlukla genç kızların iç dökme uğraşısı olarak görülen "günlük" merakı insanın kendini tanımasında öyle önemli bir yer tutuyor ki...
* Bir kere kendinizi sevmeyi öğreniyorsunuz,
* Kendinizi olduğunuz gibi kabullenmeyi ama gerektiğinde törpülenmesi gereken yönlerinizi de kabulleniyorsunuz,
* Deneyimlerinizden ders çıkarmayı öğreniyorsunuz,
* Kendinize ait bir arşive sahip oluyorsunuz,
* Zengin bir belleğe sahip oluyorsunuz,
* Neleri sevdiğinizi, sevmediğinizi keşfediyor; kısacası kendinizi tanıyorsunuz.

Belki bunlar gibi nicelerini katıyor size. İşte bu blog işi de öğrencilik yıllarımda tuttuğum günlükler gibi kendimi ifade etme mutluluğunu yaşadığım, kendimi keşfetme yolunda attığım adımlardan biri. Çok mutluyum çook!

Tabii ben bunları anlatmayacaktım ama konu gene dağıldı :)) Anlatacak o kadar çok şey var kiii!

"Farkında olmak"la ilgili şiire iliştirdiğim bebiş fotosuna baktım da ben bebeklere bayılıyorum! Melek gibi, saf, masum, dünyadan haberleri olmayan tatlı mis kokulu şeyler...

Kimileri bu dünyaya insan evladı getirmenin saçmalığından söz ededursun ben yine de bir insan yavrusunu 9 ay -gerçi o da artık 8 ay olmuş ya, bebişler sabırsızlanıp erkenden ama 1 ay öncesinden dünyaya geliyormuş; öyle söyleniyor- karnında taşıyıp her türlü cefasını, derdini çekip yine de ona ömrünü vermekten çekinmeyen annelere de özeniyorum. Büyük bir mucize bir kere. Öyle matruşka bebek değil yani! :)



7 yorum:

cakiltasi dedi ki...

cicikom bileydim bu kadar hoşuna gidecek bir şey olacağını önceden girerdim kanına:)

günlük tutmayla ilgili yazdıkların ne güzel doğru şeyler benim cici öğretmenim. insan kendini tanıyor hakikat. hatta şöyle birşey de yapıyor. eski anıları canladırıyor. hatıralar kalkıp geliyor bellekten.

bu arada matruşkadan bu iş derler ya hani ondan mı diyoruz bunu. bak ben de bunu öğrendim böyleyse eğer.

cakiltasi dedi ki...

ay bende taktım blogumun şablonuyla oynayıp duruyorum. banner kısmına resim yükledim. picasa'dan üzerine yazı yazdım. keşifler içerisindeyim hehe.

çitlembik dedi ki...

ne güzeeeeel! ben de yapmak istiyorum!
bi de canım arkadaşım benim ben onun tırışkadan işler olduğunu biliyordum ama bilmem. :)
bi bilene sormalı!
öyle değilse bile iyi oldu ama!

cakiltasi dedi ki...

aaaa evettt galiba ben karıştırdım:) matruşkadan da güzel uydu sanki hehe.

sen de resim eklemişsin işte ya. picasa diye bir program var. bedava internetten bulup indirebilirsin. işte resmi kesip biçip yazı ekleyebiliyorsun. sonra o resmi buraya yüklüyorsun cicikom.

çitlembik dedi ki...

bi dakka bedava derken ben bunları internetten kopyaladım zaten bence bedava. yoksa alamaz mıyım? amaniiinnn!bu arada bebiş ne tatlı di mii?

cakiltasi dedi ki...

şimdik internette resim ve yazı alırken etik olarak nereden aldığını referans veriyorsun. atiyorum benim blogumda ya da senin blogun da yazdıklarını resimlerini biri bir yerde kullabilir kendi yazmış çekmiş gibi. bunu engellemek çok zor bir şey. ben eğer uyduruk kaydırık yerlerden bulduysam resmi ya da çok mühim gelmediyse resme referans vermiyorum ama yazılara referans vermeye çalışıyorum.

picasa ise bir program photoshopsal bir şey. bilgisayarındaki resimleri düzenliyor filan.

çitlembik dedi ki...

hmmm anladım o kuşlar ve de diğer görseller önemli değil ama bir tasarımsa mesela hoş değil i anlamışım di mii?