24 Temmuz 2009 Cuma

NE YAPMALI?

Her şey daha da kötüye gidiyor. Daha iyiye gitmemiz gerekirken biz daha da gerileşiyor hatta yozlaşıyor, dibe vuruyoruz. İletişimsiz, huzursuzluğun yaygınlaştı(rılmaya çalışıldığı)ğı, herkesin yozlaştığı, özünden uzaklaştığı, hormonlaştığı, duyarsız, öfkeli, saldırgan bir toplum hâline geldik! Ne fena! Peki ne yapacağız? "Elimizden ne gelir ki!" dememeli önce. Herkesin yapacağı bir şeyler vardır elbet. Ben bir öğretmen olarak çocukları bilinçlendirmeye çalışıyorum, tabii benim gibi kaç kişi vardır acaba? Pek çok kişinin edebiyattan soğuma nedeni aruzu bir kenara bırakıp toplumsal bilinci oluşturmaya çalışıyorum. Klişe gibi görülen ama bence hiçbir zaman atlanmaması gereken Atatürk ilke ve devrimlerini koruyan, bu düşünceyi hayatında uygulamaya geçiren, akılcıl yolları tercih eden bireyler olarak yetişmeleri için çok konuşuyor, konuşturuyorum. Gördüğüm kadarıyla düşüncesi olan ya da bunu dile getiren gençlerin sayısı o kadar az ki! Bunların çoğu eğitimli ailelerin çocukları hem de. Herkesin yapabileceği bir şey vardır. En azından anne babalar çocuklarını bu yönde eğitmeye zaman ayırsın. Bence artık laf arasında konuşmak değil, bilinçli olarak konuya ve bu konuyu yakından ilgilendiren çocuklarımıza, gençlerimize eğilmek gerek. Aşağıda linkini verdiğim haber çok üzücü, geleceğe umutla bakması gereken bazı çocukların nelere maruz kaldığını apaçık ortaya koyan bir olayı ele alıyor.

95 şair, Hakkâri'de 23 Nisanda çıkan olaylarda özel harekâtçı bir polis tarafından başına dipçikle vurulan 14 yaşındaki Seyfi Turan için 21 bölümlük bir şiir yazdı.

21 bölümlük şiirden örnek satırlar

vurma bana, vurma! içimin oyuncakları kırılıyor
ben, her ilkbaharın ilk günüyüm; gölgeler uzar yamaçlarımda
eskimiş okul önlüğümden bozulup dikilme siyah külotum
şu soruyla geçtim tarihten kurşunlar arasında
ölüm, bir halkın çocuğu olmanın tek mucizesi mi?
* * *
- bana vururken ellerini incitme yorgun amca
akşam çocuklarını nasıl seversin yoksa
* * *
acımasız kıyıcı oğlumuzun başını ezerken
aslında yurdumun geleceğidir elden giden
dayan ısırganım, dayan ebegümecim, dayan hardal otum, dayan!

http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1120860

Hiç yorum yok: